Psikoterapi Nedir? Ne Değildir?
Psikoterapi nedir?
Konuşma tedavisi olarak da bilinen psikoterapi, bireyin duygusal, zihinsel ve davranışsal sorunlarını anlamasına ve çözmesine yardımcı olan, bilimsel temellere dayanan profesyonel bir destek sürecidir. Terapist ve danışan arasında güvene dayalı bir ilişki kurularak, çeşitli terapi teknikleriyle olumlu değişim sağlanması hedeflenir. Ayrıca psikoterapi, kendimiz hakkında daha geniş bir bakış açısına sahip olmamıza, yerleşik düşünce ve davranış kalıplarının farkına varmamıza, hayatımızda neler olup bittiğini anlamamıza ve potansiyelimizi gerçekleştirmemize yardımcı olabilir.
Hayatınızdaki duygusal zorlukları kabul etmek ve yardım istemek bunaltıcı olabilir. Yaşadığınız şeyin yardım almak için yeterince ciddi olmadığını hissedebilir veya psikoterapinin sunabileceği destek türü konusunda emin olmayabilirsiniz. Ancak kabullenerek ilk adımı atmak en önemli aşamadır. Ruh sağlığı uzmanları tedavi planını belirlemek için sizinle birlikte çalışacaktır. Değişimi yapacak olan sizsiniz, terapisti ise sizi gideceğiniz hedefe götürecek bir rehber olarak düşünün.
Psikoterapi ne değildir?
Psikoterapi birçok profesyonel psikolojik aktivite biçimiyle karıştırılır. Psikolojik beceri eğitimi, koçluk, mentorluk gerçek bir psikoterapi değildir. Birçok kişi bunu yapmak için hiçbir yeterlilikleri olmamasına rağmen kendilerini "psikoterapist" olarak sunar. Psikoterapi, "nasıl yaşanacağına dair iyi tavsiyeler" vermek veya farklı sorunlara hazır çözümler sunmak anlamına gelmez. Kişinin değişim sürecine aktif olarak katılma ve bunun için motive olma biçimidir.
Sıradan bir muhabbet değil
Sadece geçmişe odaklanmaz
Sadece akıl sağlığı problemleri olanlar için değil
Tek bir yöntemle sınırlı değildir
Zayıflık göstergesi değil
Hızlı etkili değil
Her zaman etkili değil
Sadece terapistin eğitimine ya da teknik becerisine dayalı bir süreç değil
Herkes için aynı değil
Her zaman umduğunuz gibi olmayabilir
Her zaman kolay olmuyor
Her zaman hoş veya acısız olmuyor
Psikoterapiyi ne zaman düşünmelisiniz?
Bazı insanlar daha kronik bir hastalık nedeniyle yardım ararken, bazıları daha kısa vadeli geçici sorunlarla başa çıkmak için psikoterapiye başvurabilirler. Psikoterapi görmek için krizde olmanıza veya teşhis edilmiş bir ruhsal hastalığınız olmasına gerek yok.
Ancak genel olarak şu durumlarda psikoterapi sizin için uygun olabilir;
Çoğu gün olumsuz bir ruh hali içindesiniz
Çabalarınıza ve çevresel yardıma rağmen sorunlarınız düzelmiyorsa
İşinize yoğunlaşmak veya diğer günlük aktivitelerinizi gerçekleştirmede zorlanıyorsanız
Orantısız bir şekilde endişeliyseniz, en kötüsünü bekliyorsunuz veya sürekli gerginseniz
Aşırı alkol tüketimi, uyuşturucu kullanımı, kumar oynama veya diğer riskli davranışlar varsa
Saldırganlık gibi davranışlarınız size veya başkalarına zarar veriyorsa
İlişkilerde kalıcı sorunlar yaşıyorsanız
Cinsel sorunlarınız varsa
Vesvese ve takıntılı davranışlarınızdan kurtulamıyorsanız
Panik ataklar ve fobileriniz varsa
Yeme ve/veya uyku alışkanlıklarınız değişmişse
Araba kazası gibi fiziksel ya da cinsel saldırı gibi travmalar yaşadıysanız
Sürekli olarak düşük özsaygı ve özgüvene sahipseniz
İş, aile veya okulla ilgili stresle başa çıkmakta zorluk çekiyorsanız
Sosyal ilişkilerden ve/veya sosyal aktivitelere katılmakta zorlanıyorsanız
Kilo vermede veya sigarayı bırakmada zorluklar yaşıyorsanız
Kanser gibi kronik kronik hastalıklarla başa çıkma zorluklarınız varsa
Depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk, kişilik bozuklukları gibi belirli ruh sağlığı sorunlarınız varsa
Boşanma veya ilişki sorunlarınız varsa…
Yaygın psikoterapi türleri nelerdir?
Ruh sağlığı uzmanları çeşitli psikoterapi türleri kullanır ve birçoğu belirli türlerde uzmanlaşır. Terapi türü seçimi sizin özel durumunuza ve/veya koşullarınıza bağlıdır. Terapistler ihtiyaçlarınızı en iyi şekilde karşılamak için farklı terapötik yaklaşımlardan unsurları birleştirebilir. İlgilendiğiniz terapistin bu konuda lisanslı bir ruh sağlığı uzmanı olduğundan ve sizin sorunlu alanınızla ilgilendiğinden emin olun.
Psikoterapinin farklı türleri vardır ve her biri farklı ihtiyaçlara hitap eder:
Bilişsel-Davranışçı Terapi (BDT): Olumsuz düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmeye odaklanır.
Psikanalitik Terapi: Bilinçdışı süreçleri ve çocukluk deneyimlerini inceleyerek kişinin kendini anlamasına yardımcı olur.
Kişilerarası Terapi: Sosyal ilişkileri ve iletişimi güçlendirmeyi amaçlar.
Şema Terapi: Çocuklukta oluşan düşünce kalıplarını değiştirerek duygusal iyileşmeyi destekler.
Gestalt Terapisi: Kişinin “anı yaşamasına” ve farkındalığını artırmasına odaklanır.
Varoluşçu Terapi: Hayatın anlamı, özgürlük ve sorumluluk gibi konular üzerine çalışır.
EMDR: Bir terapiden çok terapide kullanılan tekniktir. Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi durumların tedavisinde kullanılır.
Oyun Terapisi: Çocukların duygularını oyun yoluyla ifade etmesini sağlar.
Seansa kimin katıldığına bağlı olarak farklı terapi türleri de vardır;
Bireysel terapi: Bu terapide yalnızca siz ve ruh sağlığı uzmanı yer alır.
Grup terapisi: İki veya daha fazla kişinin aynı anda terapiye katılmasıyla gerçekleşir.
Evlilik danışmanlığı/çift terapisi: Bu terapi sizi ve eşinizi veya romantik partnerinizi içerir.
Aile terapisi: Bu terapi sizi ve aile üyelerinizi içerir — ya hepsi ya da bazıları.
Psikoterapi seanslarında neler yaşanır?
İlk seans genellikle ne üzerinde çalışacağınız, ne sıklıkla çalışacağınız ve belki de ne kadar süre çalışacağınız konusunda bir anlaşma içerir. Terapide ilk aşama sorunları anlamak ve anlamlandırmaktır. Kişi duygularını ve düşüncelerini paylaşır, terapist yönlendirici sorular sorarak farkındalık kazandırmaya çalışır. Gerekirse çeşitli teknikler (nefes egzersizleri, düşünce çalışmaları vb.) uygulanır. Size ne yapmanız gerektiğini söylemeyecekler ancak dinleyecek ve olaylara yeni bir ışık altında bakmanıza yardımcı olacaklardır.
Başlangıçta bu zor gelebilir. Ancak terapistiniz, sizin süreci yönlendirmeniz ve destek olmak için oradadır. Birlikte, hayatınızdaki insanlarla olan ilişkilerinize ve kendinizle olan ilişkilerinize bakacaksınız. Kendinizi ağlarken, üzülürken veya öfkelenirken bulabilirsiniz. Bu rahatsız edici ve yoğun hissettirebilir ancak terapistiniz ortaya çıkan duyguları işlemenize ve onlarla başa çıkmanıza yardımcı olmak için eğitilmiştir. Düzenli seanslarla terapinin gerçek etkinliğini hissedersiniz.
Psikoterapi bana nasıl yardımcı olacak?
Psikoterapide farklı ekoller ve farklı tekniklerle sorunların çözümüne odaklanır. Terapide asıl olan teşhis koymaktan ziyade şefkatle dinlemek ve anlamaktır.
Duygularınızı rahatça ifade eder ve destekleyici bir ilişki içinde ilerlersiniz
Karşılaştığınız sorunlar hakkında daha derin bir anlayış ve içgörü kazanabilirsiniz
Başkalarıyla paylaşamayacağınızı düşündüğünüz konuları gizli bir ortamda konuşursunuz
Duygular ve korkularla başa çıkmanın daha iyi yollarını bulursunuz
Zihinsel ve duygusal refahınızı iyileştirmek için düşünme ve davranış kalıplarınızı değiştirirsiniz
Kendinizle de dahil olmak üzere hayatınızdaki ilişkileri geliştirirsiniz
Başınıza ne geldiğini anlayarak, sahip olduğunuz herhangi bir klinik tanıyı anlamlandırabilirsiniz
Travma etkilerinden kurtulabilirsiniz
Daha iyi iletişim kurmayı ve kendinizdeki ve başkalarındaki farklılıkları tolere etmeyi öğrenirsiniz
Ciddi bir sorunum yok, terapi benim için mantıklı mı?
Psikoterapi sadece ciddi ruh sağlığı sorunlarını tedavi etmek zorunda değildir. Depresyonda olmanız veya tamamen tükenmiş olmanız gerekmez. Sorununuzu tam olarak adlandırabilmeniz bile gerekmez. Hayatınızın bazı alanlarında kendinizi tamamen iyi hissetmemeniz ve bunu değiştirmek istemeniz yeterlidir. Ya da potansiyelinizi daha iyi kullanabilmek ve hayatta tatmin hissedebilmek için kendinizi daha derinlemesine tanımak istersiniz.
En iyi terapist nasıl bulunur?
Terapistle uyum ve güven çok önemlidir. Terapistle olan olumlu ilişki tedavi edici etkinin önemli bir parçasıdır. Bu yüzden kendinizi rahat hissedeceğiniz ve güveninizi kazanacak birini arayın. Hem danışanın hem de terapistin oturmadan önce birlikte çalışabileceklerinden ve çalışmak istediklerinden emin olmaları kritik öneme sahiptir. Doğru terapisti bulmak için başlangıçta birkaç terapisti "denemeniz" sorun değil.
Terapistinize karşı dürüst olun. Düşüncelerinizi, hislerinizi ve deneyimlerinizi dürüstçe paylaşmalısınız. İlk başta zor olabilir, ancak gerçekten sizin için önemli olan şeylere odaklanıp odaklanmadığınıza dikkat edin.
Psikoterapi, danışmanlık ve terapi arasındaki fark nedir?
Birçok kişi aynı şeyi ifade etmek için "psikoterapi", "danışmanlık" ve "terapi" kelimelerini kullanır. Psikoterapinin özellikle zihinsel, duygusal ve davranışsal sorunlarla ilgilendiği unutulmamalıdır. Danışmanlık genellikle evlilik veya aile sorunları gibi belirli bir semptomu veya durumu hedef alan kısa bir tedavi iken, psikoterapi genellikle birinin sorunları hakkında daha fazla bilgi edinmeye veya bir ruh sağlığı sorununa yardımcı olmaya çalışan daha uzun vadeli bir tedavidir.
Psikoterapinin faydaları nelerdir?
Yapılan araştırmalar psikoterapiye katılan kişilerin yaklaşık %75'inin bir tür fayda gördüğünü ve günlük hayatlarında daha iyi işler çıkarabildiğini göstermektedir. Çalışmalar ayrıca psikoterapinin duyguları ve davranışları iyileştirdiğini ve beyninizde ve bedeninizde olumlu değişiklikler olduğunu göstermektedir.
Terapi gücü nasıl artırılır?
Terapistinize karşı açık ve dürüst olun
Motive ve kararlı olmaya çalışın, değişime odaklanın
Hedeflediğiniz tedavi planını takip edin
Terapiye tam anlamıyla katılmaya ve (eğer varsa) ödevleri yapın
Psikoterapiye ne kadar süre ihtiyacım olacak?
Psikoterapiye ne kadar süreyle ihtiyaç duyacağınız, terapiye katılmanızın özel nedeni, hedefleriniz ve yaşadığınız sorunlar üzerinde aktif olarak çalışıp çalışmadığınız gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.
Psikoterapi, kısa süreli (birkaç seans) veya uzun süreli (aylar veya yıllar) olabilir. Siz ve terapistiniz birlikte tedavi hedeflerini ve ne sıklıkta ve ne kadar süreyle görüşeceğinize dair düzenlemeleri belirleyeceksiniz. Klasik bir araştırmada, psikoterapiye katılan kişilerin yarısında sekiz seanstan sonra, yüzde 75'inde ise altı ay sonra iyileşme görülmüştür.
Terapistinizin yardımıyla sizi bu duruma getiren sorunu çözdüğünüzde ve gelecekte karşınıza çıkabilecek zorluklarla daha iyi başa çıkabilmeniz için yeni beceriler öğrendiğinizde, terapiyle "işinizin bittiğini" düşünebilirsiniz.